Hangi Hastalıklar Hamileliğe Engel?

Kronik hastalıklar, bağışıklık sistemi hastalıkları ve hormonal bozukluklar hamileliği engelleyebilir. Polikistik over sendromu (PCOS), endometriozis ve tiroit hastalıkları gibi durumlar, hamile kalma sürecini zorlaştırabilir. Ayrıca, kontrol edilmemiş diyabet, lupus gibi otoimmün hastalıklar ve rahim anomalileri de hamileliği engelleyebilecek durumlardır.

Hangi Hastalıklar Hamileliğe Engel? Diğer İçerikler

Bakirelik testi kişisel bir talep üzerine yapıldığında kayıtlara geçmeyebilir. Ancak yasal nedenlerle talep edilirse veya bir resmi kuruma rapor verilmesi gerekiyorsa, bu durum kayıt altına alınabilir.
Bu işlem esnasında herhangi bir yer kesilmez veya dikiş atılmaz. Tıbbi metodda hastaya çeşitli ilaçlar verilir ve gebeliğin düşükle sonlanması amaçlanır, ancak bu yöntemde rahim içinde fetüs ve eklerine ait yapılar kalabilir, içeride zarlar kaldığı taktirde kürtaj yapılması gerekebilir. Kürtaj da dikiş atılır mı?
1983 yılından bu yana geçerli olan yasaya göre hiçbir tıbbi gerekçe olmaksızın isteğe bağlı kürtaj (halk arasında yaygınca bebek aldırma, çocuk aldırma diye de adlandırılır) 10. gebelik haftasına kadar yapılabilir. Kaç haftaya kadar kürtaj yapılır?
Anestezi yapılmadan vakum kürtaj işlemi yapılmamaktadır. Eğer genel anesteziye engel teşkil eden özel bir durum söz konusu değilse, genellikle sedasyon adı verilen genel anestezi tipi tercih edilir. Sedasyon, hastanın damar yolundan verilen ilaçlarla uyutulması işlemidir. Anestezi olmadan kürtaj yapılır mı?
Kasık ağrısı: Kürtajdan hemen sonra bir süre kasıklarda ağrı hissetmek hatta ağrı ile birlikte bulantı- kusma hissi olması normaldir. Kürtajdan sonra kasık ağrısı normal mi?
Özellikle de rahimde kalıntılar kalması durumunda kürtaj sonrası gebelik değerleri yükselmeye ve gebelik belirtileri ortaya çıkmaya devam etmektedir. Kürtaj sonrası hamilelik belirtileri devam eder mi?
Eski zamanlarda bebeğin cinsiyeti karın şekline, annenin beslenme alışkanlıklarına, cilt değişikliklerine ve diğer fiziksel belirtilere dayanarak tahmin edilmeye çalışılırdı. Ancak bu tahminler genellikle doğru çıkmazdı ve bilimsel dayanağı yoktu. Modern tıpta ultrason ve genetik testler sayesinde bebeğin cinsiyeti güvenilir şekilde belirlenebilir.