Ağrısız kürtaj nasıl yapılır?

Kürtaj İşlemi Sırasıyla Şu Şekilde Gerçekleştirilir:Hasta mesanesini boşaltmalıdır.İşlemden önce hastanın idrarını yapması istenir.Sedoanaljezi verilecekse hasta anestezi doktoru tarafından uyutulur.Rahim ağzı (serviks) görebilmek için spekulum adı verilen alet vajinaya uygulanır. Ağrısız kürtaj nasıl yapılır?

Ağrısız kürtaj nasıl yapılır? Diğer İçerikler

Gebeliğin üçüncü ayından itibaren anne karnında yer alan insan yavrusudur. İnsan yavrusu, ana rahminde iki safha gösterir. Bunlardan ilki, döllenmiş yumurta durumundan üç aylık olana kadar geçen zamandır. Insan cenini nedir?
Genel anestezi ile kürtaj yapılma işleminde genellikle kol üzerinden veya uygun damar bulunamazsa el üzerinden branül denilen damar yolu açmaya yarayan tıbbi materyal ile yapılır. Açılan bu damar yolundan genel anestezi için kullanılan ilaçlar size 10 veya 15 dakikalık anestezi sağlar. Genel anestezi ile kürtaj nasıl yapılır?
Çocuk sahibi olamayan çiftler için hem kadın hem de erkek tarafına yönelik testler yapılmalıdır. Kadınlarda hormon testleri, yumurtlama takibi, rahim filmi ve ultrason incelemesi yapılırken, erkeklerde sperm analizi yapılır. Kadınlarda fallop tüplerinin açıklığını kontrol etmek için HSG testi yapılır. Erkeklerde ise sperm hareketliliği ve sayısını değerlendiren semen analizi yapılır.
Kadın doğum doktorları, hormon seviyelerini, hamilelik durumunu ve olası enfeksiyonları belirlemek amacıyla kan tahlili ister. Ayrıca, anemi, tiroit hastalıkları veya başka sağlık sorunlarını tespit etmek için de kan testi yapılabilir. Hamilelik sürecinde, doktorlar kan testlerini düzenli aralıklarla yaparak annenin ve bebeğin sağlığını izler.
Akıntı, kaşıntı ve koku: Kürtaj sonrasında nadiren görülen şikayetlerdir. Kürtaj işlemi sırısın vajinanın ve rahim ağzının antiseptik solüsyonla temizlenmesi vajina florasını bozabilir ve akıntıya (vajinit) neden olabilir. Bu durumda hasta sarı, yeşil, kahverengi, kötü kokulu akıntıdan ve bazen kaşıntıdan şikayet eder. Kürtajdan sonra kahverengi akıntı neden olur?
Kadınların doğurganlığı yaşla birlikte azalır ve özellikle 35 yaşından sonra belirgin bir düşüş yaşanır. 40 yaşından sonra doğurganlık daha da azalır ve 45 yaşından sonra hamile kalma olasılığı oldukça düşük olur. Menopoz dönemi genellikle 45-55 yaşları arasında başlar ve bu dönemde yumurtlama sona erdiği için doğal yollarla hamile kalmak mümkün değildir. Ancak, ileri yaşlarda tüp bebek gibi yardımcı üreme teknikleriyle hamile kalma şansı artırılabilir.
Kronik hastalıklar, bağışıklık sistemi hastalıkları ve hormonal bozukluklar hamileliği engelleyebilir. Polikistik over sendromu (PCOS), endometriozis ve tiroit hastalıkları gibi durumlar, hamile kalma sürecini zorlaştırabilir. Ayrıca, kontrol edilmemiş diyabet, lupus gibi otoimmün hastalıklar ve rahim anomalileri de hamileliği engelleyebilecek durumlardır.